<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615</id><updated>2011-12-11T23:05:10.733-08:00</updated><category term='sefalet'/><category term='THY'/><category term='açlık'/><category term='Turkish Airlines'/><category term='uçuş'/><category term='şikayet'/><category term='özür'/><category term='uçak'/><category term='gecikme'/><category term='Türk Hava Yolları'/><category term='Hopa'/><category term='Batum'/><title type='text'>PÇK</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>19</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-446037724372386708</id><published>2011-12-11T22:58:00.000-08:00</published><updated>2011-12-11T23:05:10.742-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gecikme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Batum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkish Airlines'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Hava Yolları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şikayet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='THY'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hopa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçuş'/><title type='text'>THY'den yazılı özür</title><content type='html'>Sayın Pelin ÇELİKBİLEK, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Müdürümüz Doç. Dr. Sn.Temel Kotil'e, Genel Müdür Mali Yardımcımız Sn. Coşkun Kılıç'a ve Basın Müşavirimiz Sn. Ali Genç'e iletmiş olduğunuz 05 Aralık 2011 tarihli mektubunuz ünitemize ulaşmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havacılık sektöründe en önemli konulardan biri olan zamanında kalkıs ve iniş yapma sorumluluğunun uygulanabilirliği tüm Havayolları gibi Türk Hava Yolları' nin da en büyük hedeflerinden bir tanesidir. Seferlerimizin belirtilen saatlerde gerçekleştirilebilmesi için büyük çaba gösterilmekte ancak hava taşımacılığında sektörün özelliklerinden kaynaklanan aksaklıklarla (Hava muhalefet, teknik vb.) karşılasılması da kaçınılmaz olmaktadır. Öte yandan bu gibi durumlarda olumsuzlukların asgari düzeyde tutulması için gerekli tedbirler alınmakta ve olası yolcu mağduriyetini önleme amacıyla personel tarafından azami gayret gösterilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajınıza istinaden yapılan incelemede, 04 Aralık 2011 tarihli TK0393 sefer sayılı Hopa/İstanbul seferimizin kalkışı öncesinde operasyon normal seyrinde ilerlerken, pasaport polisinin kayıtlarındaki tutarsızlık nedeniyle bazı yolcuların pasaport kontrollerinin tekrar yapılması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle uçak içerisinde yolcularımızın bekletildiği tespit edilmiştir. Söz konusu işlemlerin tamamlanmasını müteakip uçak pist başına hareket edebilmiş, ancak rüzgar hızının kalkışa engel olacak seviyeye ulaşması nedeniyle uçak tekrar park pozisyonuna dönmüş ve yolcularımız bekleme salonuna alınmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Hava Yolları uçuş aksaklıkları yönergesi gereği 1-3 saatlik gecikmelerde yolcularımıza serinletici ikram verilmesi esastır. Batum Havalimanında ikram hizmeti veren firma bulunmaması ve terminal içerisindeki cafeden bu hizmetin alınması durumunda siparişin şehir içinden gelmesi nedeniyle yolcularımıza ikram servisi hemen yapılamamıştır. Gümrük uygulamasına aykırı olmasına rağmen, uçak içerisindeki ikramın gümrükten geçirilmesi için ilgili makamlardan gerekli izinler alınarak, 20:50 lokal saatte yolcularımıza ikram dağıtımı gerçekleştirilebilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batum İstasyon yetkililerimiz tarafından ilgili seferin iptali öncesinde olası beklemelerin önlenmesi amacıyla Havaş firmasının aracı Hopa terminalinden Batum'a çağrılarak önceden tedbir alınmak istenmiş ancak servis aracının Gürcistan sınırında bir kazaya maruz kalması nedeniyle havalimanına gelmesi mümkün olamamıştır. İşlemlerin hızlandırılması için kaza yerine giden personelimizin işlemlerin  kısa sürede sonuçlanamayacağını iletmesi üzerine, özel servis statüsündeki Havaş aracı dışında başka bir araçla bu hizmetin yapılabimesi için Gürcistan makamlarının onayı istenerek bir adet büyük yolcu otobüsü talep edilmiş, ancak sadece 2 adet minibüs temin edilebilmiştir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonradan temin edilen araçlara ilişkin olarak, ülke koşulları ve servisin özel statüsü hakkında da yolcularımıza bilgi verildiği öğrenilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bununla beraber, uçuş aksaklığı evrak talebinize ilişkin olarak operasyonun yavaşlamaması adına öncelikle ünitemize yönlendirildiğiniz, sonrasında ise Hopa Satış Ofisimize ilgili evrağın tarafınıza teslimine ilişkin bilgi verildiği belirlenmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajınızda yer verdiğiniz bir diğer husus olan otel yetkililerinin kimliğinizi alması ile ilgili olarak, gerekli düzeltmelerin yapılması adına otel yönetimi ile irtibata geçildiğini belirtmek isteriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün gerçekleştirilecek sefer icin önlem alınarak bir gece öncesinden ikram siparişi verilmiş ve yolcularımızın terminale ulaşmasından yaklaşık 2 saat sonra ikram sunumu yapılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajınız sonrasında, Batum İstasyon personelimizin tarafınızla irtibata geçerek konuya ilişkin açıklamalarda bulunduğu  ve yapmış olduğunuz masrafların karşılandığı bilgisi ünitemize ulaşmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayretlerimizin, siz değerli yolcularımıza daima en üst seviyede hizmet vermeye yönelik olduğunu takdir edeceğiniz inancıyla, elimizde olmayan sebepler dolayısıyla yaşattığımız sıkıntılardan ötürü özür diler, oluşan olumsuz durumun bir nebzede olsa telafisini teminen adresinize göndereceğimiz küçük hediyemizin kabulünü rica ederiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonraki seyahatlerinizde daha iyi hizmet sunabilmek umuduyla saygılar sunarız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ MÜDÜRLÜĞÜ &lt;br /&gt;TÜRK HAVA YOLLARI A.O&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-446037724372386708?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/446037724372386708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2011/12/thydan-yazl-ozur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/446037724372386708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/446037724372386708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2011/12/thydan-yazl-ozur.html' title='THY&apos;den yazılı özür'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-1606625587933799123</id><published>2011-12-06T12:53:00.000-08:00</published><updated>2011-12-06T12:54:36.230-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gecikme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Batum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='açlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sefalet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='THY'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hopa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uçuş'/><title type='text'>Batum-Hopa-İstanbul Uçuş Rezaleti Tarih: 04.12.2011</title><content type='html'>Sayın Yetkili,&lt;br /&gt;4 Aralık 2011 Pazar günü Türkiye saati ile 14:00’da Hopa’dan, Batum saati ile 17:50’de Gürcistan Batum’dan kalkacak olan 393 sefer sayılı uçağın yolcularından Pelin Çelikbilek Erkasap’ım.&lt;br /&gt;O gün ve ertesi gün bize yaşattığınız rezillik anlatılır gibi değil. Neresinden başlasam acaba?&lt;br /&gt;Pazar günü saat 13:30’da Hopa terminaline gittik. Yanımda 5 aylık hamile ablam, 5 yaşında hasta yeğenim ve benimle Türkiye’ye gelecek olan misafirim vardı.  Check-in’imizi yaptık, pasaporttan geçtik, bizi Batum havalimanına götürecek olan Havaş otobüsüne bindik. Otobüs saat 14:00’de hareket etti. Batum Havalimanı’nda ayrı bir odadan içeri sokulduk, güvenlikten geçtik ve uçağa binmek için bekledik. Batum saati ile 17:15’de bizi uçağa aldılar, yerlerimize oturduk ve kalkışı beklemeye başladık. Tam 1,5 (bir buçuk) saat uçağın içinde ne olduğunu bilmeden kuzu kuzu bekledik. Bir ara pilot bekleme sebebimizin yolculardan birinin evraklarında ki bir problemden kaynaklandığını söyledi. 1,5 saat sonra kusura bakmayın kalkamıyoruz denerek hep beraber uçaktan indirilip güvenlik salonuna alındık. Hiçbir görevli gelip bize uçağın neden kalkmadığını yada ne zaman kalkacağını söylemeden 40 dakika kadar bekledikten sonra, güvenlik salonundan çıkıp kafeterya tarafına geçmek için Gürcistan polisinden izin istedik. Kafeterya tarafına geçtikten sonra aşağı yukarı 1 saat daha bekledik, ondan sonra THY görevlilerinden biri gelip hava şartlarından dolayı uçağın o an kalkamadığını ama biraz beklememiz gerektiğini ve şansımız yaver giderse 1-2 saat içinde uçağın kalkabileceğini söyledi. Bu arada saat oldu akşam sekiz (20:00) aç, susuz , oturacak yer olmadan o kadar beklemek açıkçası bizi çok yordu ve görevliden karnımızı doyuracak, içecek bir şeyler ayarlamasını istedik. Elimden geleni yaparım dedi ve gitti. Gidiş o gidiş. Daha sonra uçağın yolcularından bir kısmı kendi imkanları ile Trabzon’a gitmek için yola çıkarken, Batum üzerinden gelip yine Batum üzerinden uçacak olan yolcuların yavaş yavaş salonu terk ettiğini gördük. Soru sormaya çalıştığımızda bize siz bekleyeceksiniz dediler. Kurbanlık koyun gibi beklemeye devam ettik.  Saat 22:30 sularında sonunda insafa gelip uçakta bulunan yemek kutusunu kafeye getirdiler. Takdir edersiniz ki o saate kadar hamile bir kadın, 5 yaşında hasta bir çocuk ve iki yetişkin insan olarak biz dört kişi kafeteryadan alışveriş yapıp karnımızı abur cubur ve cips ile doyurmaya çalıştık. Çünkü kafeteryada doğru dürüst yenecek bir lokma yemek yoktu. Ekte bu yaptığım alışverişlere dair fişleri görebilirsiniz. &lt;br /&gt;Yemek dağıttıktan yarım saat sonra bizi Hopa’ya geri götürüp bir otele yerleştireceklerini ve sabah tekrar uçmayı denemek üzere Batum’a geri getirileceğimizi öğrendik. Bizi neden Batum’da yatırmıyorsunuz, pasaportumuz var, buradan çıkış yapabiliriz dediğimizde; olmaz şu an Türkiye’de sayılıyorsunuz, size çıkış izni veremeyiz dediler. Ancak saatler evvel Batum üzerinden uçan yolcuları alıp çoktan otele götürmüşlerdi. Tam, hadi neyse en azından otelde dinleniriz derken, otobüsün bir türlü gelmediğini fark ettik. Neden otobüsün gelemediğini araştırmaya çalıştığımızda bize ağızlarından kerpetenle laf alırcasına gelen otobüsün yolda kaza yaptığını ve yerine yeni otobüs ayarlamaya çalıştıklarını söylediler. Yine beklemeye devam ettik. Rezilliğimiz daha bitmemişti…&lt;br /&gt;Bu arada baktım uçamayacağız, çalıştığım için Hopa terminalinden bana, patronuma götürmek üzere, uçağın kalkmadığına dair belge vermesini; çünkü iş yerine gecikmemi başka türlü mazur gösteremeyeceğimi söylediğimde; bana böyle bir kağıdı ancak müşteri hizmetlerinin verebileceğini, kendilerinin yardımcı olamayacaklarını söylediler.&lt;br /&gt;Bu arada size yolculardan ve ortamdan biraz bahsetmeme izin verin. 91 yaşında yürümekte zorluk çeken bir amca, 88 yaşında yine yürümekte zorluk çeken karısı, 50 yaşlarında İstanbul’a kanser tedavisi olmaya gelen bir kadın, biri 21 aylık diğeri 5 aylık iki çocuğu olan bir kadın ve kız kardeşi, pazartesi İzmir’de yada Bursa’da işi olan insanlar ve daha niceleri ile birlikte biz ortalama 60 metrekare alanda sayılı sayıda plastik sandalye üstünde tünemeye çalışan tavuklar gibiydik! Çoğunluk sigara içtiğinden ve orada sigara yasağı olmadığından dolayı sigara dumanı cabası!&lt;br /&gt;Oturacak yer yok, yiyecek içecek bir şey yok. Halimizi hatırımızı sorup, bir ihtiyacımız varsa karşılamaya çalışan yok ! Suçlu gibi sürekli polisin gözü üzerimizde, ortada THY görevlisi yok!&lt;br /&gt;Sonunda Batum saati ile 00:00’da Türkiye saati ile 22:00’de bizi almaya 2 tane midibüs geldi. O kadar adam ve bavullar sığışmaya çalıştık. Bizim bindiğimiz midibüste yeğenim ablamın kucağında, ayakta da 2 tane yolcu ile seyahat etmeye çalışıyorduk. Sanırım arkadaki midibüste 2-3 kişi ayakta idi. Birde başımıza bavullar çıktı. Bavulları arka bagaja yerleştiremedikleri için midibüsün içine ayaklarımızın, kollarımızın üstüne yerleştirdiler! THY’nın parası mı yok ki hem yolcuları hem de bavulları rahat rahat götürecek araç temin edemediler?&lt;br /&gt;Batum saati ile 00:40’da Türkiye saati ile 22:40’ta Hopa terminaline geri geldik, tekrar polisten ve kontrolden geçtik. Bizi otele götürecek olan Havaş otobüsüne bindik. O arada bu Havaş otobüsü madem vardı, neden bizi almaya Batum’a gelmedi diye düşündüm açıkçası. Çünkü dönüş yolunda kaza yapmış olan diğer Havaş otobüsünü görmüştük!&lt;br /&gt;Hopa terminaline vardığımızda tekrar görevliye bana uçmadığımızı belgeleyen bir kağıt vermesini istediğimde, bana önden kağıtları hazırladığını ve ad-soyad istediğini söyledi.  Demek ki Batum’da söyledikleri gibi müşteri hizmetlerini aramam gerekmiyormuş! Batum’da ki elemanlarınıza iletirsiniz artık!&lt;br /&gt;Türkiye saati ile 23:05 gibi otele vardık. Şükür ki otel terminale yakındı!&lt;br /&gt;Otele varır varmaz THY müşteri hizmetlerini arayıp durumu anlattım. Bana yapabilecekleri fazla bir şey olmadığını ve bu  mail adresine mail göndermem gerektiğini söylediler. Çünkü hem yaptığım harcamaların bana geri ödenmesini istiyorum hem de iyi bir özrü hak ettiğimizi düşünüyorum.&lt;br /&gt;Dediler ki sabah sizi 05:30’da uyandıracağız ve 06:30 hareket edeceğiz. Peki dedik. Otelde görevliler kimliklerimizi aldı ve ancak ertesi sabah otobüse bindiğimizde geri alabileceğimizi söylediler. Bana açıklar mısınız bu ne demek? Biz suçlu muyuz? Neden kimliğimizin fotokopisini çekip bize geri vermediler? Benim ne mecburiyetim var bütün gece kimliğimi onların eline bırakmaya? Kimliğimi bana geri verirse kaçacak mıyım ? &lt;br /&gt;Sabah 05:30’da uyandırıldık, 06:30’da otobüste idik. Otobüs hareket etti.  Tekrar Batum’a hareket ettik. Türkiye saati ile 07:15’te Batum saati ile 09:15’te Batum Havalimanı’na vardık. Tekrar güvenlikten geçip, küçük salonda beklemeye başladık. Uçağın kalkış saati olarak bize 10:30 demişlerdi. Saat 10:30 olduğunda önce 1 saat arkasından hemen 1,5 (bir buçuk) saat rötar yazdı. Artık sabrımız tükenmişti.  Polis molis takmadan kafeterya tarafına geçtik, beklemeye devam ettik.  Görevliden daha bekleyeceksek bize yiyecek içek bir şeyler ayarlamasını istedik. Çünkü kafeterya kapalıydı. Görevli yapmaya çalışacağım dedi ve gitti. Saat 11:35 sularında kafeteryayı açtıklarında orada bulunan bütün yolcular yiyecek içecek bir şeyler alabilmek için resmen saldırdı! Çünkü önce ki geceden antremanlıydılar ve uzun süre yemek içmek için görevliden ses seda çıkmayacağını biliyorlardı. Bende sıraya girip açlığımız bastırmak için bir şeyler almaya çalıştım.  Bununda fişini ekte bulabilirsiniz. &lt;br /&gt;O sıralarda tekrar THY müşteri hizmetlerini aradım. Telefona bakan kız bana sakin olmamı, elinden bir şey gelemeyeceğini ve beklememi söyledi. Siz müşteri hizmetlerinde ki elemanlarınızı böyle mi yetiştiriyorsunuz? Ben telefonda diyorum ki tamam uçak kalkmıyorsa bari Batum’u ara da bize yiyecek içecek bir şeyler ayarlasınlar, o bana diyor ki sakin olun her şey halledilecek! Beni 3-4 dakika telefonda beklettikten sonra bana, Hopa’yı aradığını ve bize yardımcı olacaklarını söylediler. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Ben Batum’dayım, bayan Hopa’yı arıyor! Baktım sizin müşteri hizmetlerinizde iş yok, teşekkür ettim telefonu kapattım.&lt;br /&gt;Ancak saatler sonra ne hikmetse birileri insafa geldi de önce bize yiyecek içecek bir şeyler ayarladı sonra da bizi Trabzon’a götürmeye karar verdi. O sırada Batum’dan uçan yolcular çoktan salonu terk etmiş ve Trabzon’a doğru THY nezaretinde yola çıkmıştı!!!!&lt;br /&gt;Batum saati ile 13:00’da Türkiye saati ile 11:00’da otobüs geldi Trabzon’ a gitmek için yola çıktık. Çok şükür ki gelen Havaş otobüsü bize de bavullarımızı da alacak kadar büyüktü!&lt;br /&gt;Bize Trabzon’dan kalkacak 14:00 uçağına yetiştireceklerini, hatta bizim için uçağa rötar bile yaptıracaklarını söylediler. 3 saatlik otobüs yolculuğundan sonra Trabzon’a geldik. Alelacele bavullarımızı kapıp check-in masasına gittik. Bu arada şunu sormak istiyorum; THY bu kadar mı teknolojiden yoksun ki Batum’dan gelen yolcuların kimler olduğunu, kaç tane bagajları olduğunu ve nereye oturacaklarını önden ayarlayamıyor? Neyse; güvenlikten geçip bekleme salonuna geldiğimizde birde ne görelim uçak daha pistte bile değil! Tekrar güvenlikten çıktım, THY masasında oturan kıza uçağın nerede olduğunu sordum. Bana uçağın daha gelmediğini İstanbul’dan rötarlı kalktığını ve saat 15:15 gibi havalimanında olacağını söyledi. Dediği gibi uçak saat 15:10 gibi geldi, bizi 15:40 gibi uçağa aldılar ve uçak saat 16:15 gibi havalandı. &lt;br /&gt;İstanbul’a saat 17:45’te indik, bavullarımızı 18:40 gibi alabildik ve havalimanından çıktığımda saatim 19:00’ı gösteriyordu.&lt;br /&gt;Toplamda 30 saati aşan yorucu, sinir bozucu, aşağılayıcı, sefalet ve açlık içinde geçen yolculuktan sonra neredeyse toprağı öpecektim! &lt;br /&gt;Batum-Hopa arasını tam sekiz kere geçtim. 4’ü Batum’a doğru, 4’ü Hopa’ya doğru. İkisi arasında 20 km. olan mesafenin bütün çukurlarını biliyorum, sayenizde!&lt;br /&gt;Bütün bu iniş binişler sırasında insanların bavullarını kendilerinin taşımak zorunda olduğu, yardım edecek bir  insan evladının olmaması ayrı bir şikayet konusu. Çoluk-çocuk-yaşlı-hasta demeden herkesi kendi haline bıraktınız.&lt;br /&gt;3 sayfanın sonunda özetlemek gerekirse; bize yaşattığınız rezillik ve sefilliğin haddi hesabı yok. Bunun karşılığını da veremezsiniz. Batum yolcularına ayrı, Hopa yolcularına ayrı muamele yapıp bizi soktuğunuz durumların da tarifi yok.&lt;br /&gt;O kadar saat insanları boş yere havalimanında aç-susuz tutup, bir türlü organize olamayıp ne transfer ne de yemek-içmek ayarlayamamış olan THY’nı kınıyorum.&lt;br /&gt;Sizden iyi bir özür; yaptığım masrafların sizin tarafınızdan, tarafıma ödenmesi ve böyle bir durumun başkaları tarafından yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınıp, elemanlarınızı iyi yetiştirmenizi istiyorum.&lt;br /&gt;Yaşadığım bu rezaleti ve sizin bana vereceğiniz cevabı bütün sosyal ağlar aracılığı ile duyuracağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla&lt;br /&gt;Pelin ÇELİKBİLEK ERKASAP&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-1606625587933799123?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/1606625587933799123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2011/12/batum-hopa-istanbul-ucus-rezaleti-tarih.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1606625587933799123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1606625587933799123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2011/12/batum-hopa-istanbul-ucus-rezaleti-tarih.html' title='Batum-Hopa-İstanbul Uçuş Rezaleti Tarih: 04.12.2011'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-1059833926032803584</id><published>2010-03-09T00:47:00.001-08:00</published><updated>2010-03-09T00:52:49.459-08:00</updated><title type='text'>kuzu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/S5YMUK7dtgI/AAAAAAAAAGA/shP2fJCffaw/s1600-h/aslanla_kuzu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 174px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/S5YMUK7dtgI/AAAAAAAAAGA/shP2fJCffaw/s200/aslanla_kuzu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446554340021876226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kuzummm, seni nasıl özledim,&lt;br /&gt;kokunu, nefesini, sesini,&lt;br /&gt;yanımda yatan bedeninin sıcak esintisini,&lt;br /&gt;geceleri uyandığımda beni kucaklayan ellerini,&lt;br /&gt;ve gözlerini&lt;br /&gt;bana baktığında ışıldayan, dingin gözlerini...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-1059833926032803584?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/1059833926032803584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2010/03/kuzu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1059833926032803584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1059833926032803584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2010/03/kuzu.html' title='kuzu'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/S5YMUK7dtgI/AAAAAAAAAGA/shP2fJCffaw/s72-c/aslanla_kuzu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-3960495092090780364</id><published>2010-02-09T03:13:00.000-08:00</published><updated>2010-02-09T03:14:52.110-08:00</updated><title type='text'>an</title><content type='html'>hayat akıp gidiyor ellerimizden,&lt;br /&gt;durdurmak mümkün değil,&lt;br /&gt;anı yakalamk lazım derler ama,&lt;br /&gt;değerini bilemedikten sonra,&lt;br /&gt;yakalamanın ne anlamı var ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-3960495092090780364?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/3960495092090780364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2010/02/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3960495092090780364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3960495092090780364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2010/02/blog-post.html' title='an'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-6113415424130390037</id><published>2009-12-24T01:20:00.000-08:00</published><updated>2010-02-09T03:13:51.817-08:00</updated><title type='text'>annem</title><content type='html'>Hani derler ya insan neye değer verdiğini kaybedince anlarmış diye. Bana onu kaybet ihtimali bile yetti walla. Annem... Yıllarca suçladığım, üstüne yürüdüğüm, bazen kızdığım, bazen kırdığım canım annem... Ya ona bir şey olursa ? &lt;br /&gt;Biliyorum insanlar ölürler ve hayat devam eder. Ama işte hayatımın tam da işler iyi gidiyor, hayat süt liman, her şey yolunda dediğim bu günlerde önümde daha geçmem gereken sınavlar olduğunu öğrendim. Belkide hiç bir şey çıkmayacak, belki boşuna kuruntu yapıyorum, belki görünen sadece boş bir...&lt;br /&gt;Bilmiyorsun ki işte ! Bilmemek insanı öldüren. Öğrenene kadar kıvrana kıvrana geçirmen gereken gecelerin sonu boşlukta olabilir; öğrendikten sonra keşke hiç bilmeseydim de diyebileceğin kadar büyük bir kabusta. Ne olursa olsun onun yanında olmak önemli olan. Destek olmak, dayanacağı bir omuz bulundurmak. Onun ne kadar güçlü olduğunu bilirim. Kan kusarken ''kızılcık şurubu içmiştim ben'' der hep. Ama bu sefer sesinde içinde ki acının tınısını yakalım. İşte beni kahreden şey o. Kendine olan güveni azalmaya başlamış, yaşının verdiği yorgunlukla ''ya bu sefer kurtulamazsam'' düşüncesi filizlenmiş aklında. Ona yanıt vermek için bile sarf ettiğim çaba 1-2 yılı aldı götürdü hayatımdan. En güçlü çocuğu ben oldum hep. Ayakları yere basan, kafasını kırsada gıkı çıkmayan, sorunlarını kendi halleden, ona yansıtmayan ben ! Şimdi bağıra bağıra ağlamak içimdekileri dışarı vurmak istiyorum. Çocukluğuma dönüp dizinin dibinde hiç yapmadığım gibi ağlamak istiyorum. Ya ona bir şey olursa ? Ya benim evlendiğimi, çocuğumu görmeden giderse ? Eksik kalır sanki o zaman bende bir şeyler. O olmadan yarım gibi olurum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-6113415424130390037?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/6113415424130390037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/12/annem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/6113415424130390037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/6113415424130390037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/12/annem.html' title='annem'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-5879424441777819425</id><published>2009-08-06T02:23:00.000-07:00</published><updated>2009-08-06T02:25:56.380-07:00</updated><title type='text'>Kırgın</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SnqhmKOzrDI/AAAAAAAAAEI/yYl8tspjobE/s1600-h/Breaking_Heart.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 171px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SnqhmKOzrDI/AAAAAAAAAEI/yYl8tspjobE/s200/Breaking_Heart.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366779582918929458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir kırgınlık hissi,&lt;br /&gt;Bir iç yangını, &lt;br /&gt;Belki hiç geçmeyecek,&lt;br /&gt;Belki hemen bitecek,&lt;br /&gt;Bakalım anlayabilecek misin ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-5879424441777819425?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/5879424441777819425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/08/krgn.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5879424441777819425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5879424441777819425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/08/krgn.html' title='Kırgın'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SnqhmKOzrDI/AAAAAAAAAEI/yYl8tspjobE/s72-c/Breaking_Heart.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-1761159626925584990</id><published>2009-05-25T05:20:00.001-07:00</published><updated>2009-05-25T05:21:26.758-07:00</updated><title type='text'>ERTELEME</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/ShqNGW0qtlI/AAAAAAAAAD4/-46pZWGZrAg/s1600-h/erteleme.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 189px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/ShqNGW0qtlI/AAAAAAAAAD4/-46pZWGZrAg/s200/erteleme.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339735448546358866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayatımızı erteliyoruz bazen farkında olmadan, gençliğimizi, yaşlılığımızı, orta hallerimizi…&lt;br /&gt;Bazen sevgilerimizi, bazen sevgisizliklerimizi, ama en çok hayatın kendisini erteliyoruz.&lt;br /&gt;Tüm duygulardan kaçıp uzaklaşmak için, kızgınlığımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, gülücüklerimizi erteliyoruz.&lt;br /&gt;Sahip olamadığımız hayatlar için yanıp tutuşurken, sahip olduğumuz hayatın içinden akıp gidiyoruz farkına varmadan.&lt;br /&gt;Yılları geride bıraktıkça, elimizde kalanın farkına varamadan oradan oraya savruluyoruz, sanki kovalayan var, sanki kaçan !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;09 Mart 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-1761159626925584990?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/1761159626925584990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/erteleme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1761159626925584990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1761159626925584990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/erteleme.html' title='ERTELEME'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/ShqNGW0qtlI/AAAAAAAAAD4/-46pZWGZrAg/s72-c/erteleme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-2068238559511816190</id><published>2009-05-13T04:00:00.000-07:00</published><updated>2009-05-13T04:11:51.142-07:00</updated><title type='text'>sar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sgqq1vkfIlI/AAAAAAAAADw/s2hCRhq7F_g/s1600-h/hug22.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 153px; height: 157px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sgqq1vkfIlI/AAAAAAAAADw/s2hCRhq7F_g/s200/hug22.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335264548853064274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sarıp sarmalamak isterdim seni,&lt;br /&gt;dünyadan ve sorunlardan uzak,&lt;br /&gt;sadece koynumda hafif nefes alıp verişinle,&lt;br /&gt;bırakmamacasına gelen günlerin yanına...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-2068238559511816190?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/2068238559511816190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/sar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/2068238559511816190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/2068238559511816190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/sar.html' title='sar'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sgqq1vkfIlI/AAAAAAAAADw/s2hCRhq7F_g/s72-c/hug22.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-5605188431318920587</id><published>2009-05-07T03:53:00.000-07:00</published><updated>2009-05-07T04:13:24.502-07:00</updated><title type='text'>Ağaç</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SgLCTCB06_I/AAAAAAAAADo/-zT1q0gMotM/s1600-h/hayat+a%C4%9Fac%C4%B1+1.bmp"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 138px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SgLCTCB06_I/AAAAAAAAADo/-zT1q0gMotM/s200/hayat+a%C4%9Fac%C4%B1+1.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333038540977925106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aktın hayatımın içine,&lt;br /&gt;En derinlere ve uzaklara...&lt;br /&gt;Kırk yıllık çınarlar misali sağlam;&lt;br /&gt;Diplere saldın köklerini hep,&lt;br /&gt;Dalların göklerde göğsümde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                   Şubat 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-5605188431318920587?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/5605188431318920587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/agac.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5605188431318920587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5605188431318920587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/05/agac.html' title='Ağaç'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SgLCTCB06_I/AAAAAAAAADo/-zT1q0gMotM/s72-c/hayat+a%C4%9Fac%C4%B1+1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-8916871742169933407</id><published>2009-04-28T01:52:00.001-07:00</published><updated>2009-04-28T02:06:28.238-07:00</updated><title type='text'>Dudaktan Kulağa</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SfbGtBBx25I/AAAAAAAAADY/rc2WfNJq7BM/s1600-h/gossip.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 165px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SfbGtBBx25I/AAAAAAAAADY/rc2WfNJq7BM/s200/gossip.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329665685711870866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Önemli olan söylenen sözler değil,&lt;br /&gt;O sözlerin sana nasıl hissettirdiği,&lt;br /&gt;Kafanda onları nasıl algıladığındır.&lt;br /&gt;Sen istemedikten sonra,  &lt;br /&gt;Seni incitebilecek&lt;br /&gt;Hiç bir söz yoktur şu dünyada...&lt;br /&gt;Aynısı tersi içinde geçerlidir ama unutma.&lt;br /&gt;Kulaklarına güzel nağmelerle akan,&lt;br /&gt;Aslında aklından geçirdiklerindir,&lt;br /&gt;Sana söylenmesini istediğin,&lt;br /&gt;Duyduğun o güzel sözler, ağızdan çıktığı gibi&lt;br /&gt;Tam kalbini bulmadan önce aklından geçer unutma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-8916871742169933407?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/8916871742169933407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/dudaktan-kulaga.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/8916871742169933407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/8916871742169933407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/dudaktan-kulaga.html' title='Dudaktan Kulağa'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SfbGtBBx25I/AAAAAAAAADY/rc2WfNJq7BM/s72-c/gossip.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-1035179852694758909</id><published>2009-04-22T00:15:00.000-07:00</published><updated>2009-04-22T00:24:16.568-07:00</updated><title type='text'>sus</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Se7GFtfeObI/AAAAAAAAAC4/f7_4L3Ue2JI/s1600-h/%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 183px; height: 199px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Se7GFtfeObI/AAAAAAAAAC4/f7_4L3Ue2JI/s320/%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327413210639120818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söyleyecek sözüm vardı daha&lt;br /&gt;yazacak yazım, belki bir fotoğrafım...&lt;br /&gt;izin vermedilerki sonunu getirmeme&lt;br /&gt;hep sus; sen sus&lt;br /&gt;biz yaparız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-1035179852694758909?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/1035179852694758909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/sus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1035179852694758909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/1035179852694758909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/sus.html' title='sus'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Se7GFtfeObI/AAAAAAAAAC4/f7_4L3Ue2JI/s72-c/%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F%C5%9F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-8426293563773708380</id><published>2009-04-15T01:36:00.000-07:00</published><updated>2009-04-15T02:22:21.972-07:00</updated><title type='text'>Bile Bile Lades</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SeWnPJAn5xI/AAAAAAAAACo/tXLzp1f3au8/s1600-h/cats%26dogs+1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 206px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SeWnPJAn5xI/AAAAAAAAACo/tXLzp1f3au8/s320/cats%26dogs+1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324846012993890066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayvanları sever misiniz ? Onları evinizde besler misiniz ? Peki hiç birinin ölümüne tanık oldunuz mu ?&lt;br /&gt;Bu sorular bizim gibi insanların aralarında genelde konuşmadıkları konulardır. Çünkü zaten bilinir, zaten oradadır, kurcalamanın alemi yoktur.&lt;br /&gt;Evinde hayvan besleyen herkes bir gün aile ferdinin aralarından (öyle yada böyle) ayrılacağını bilir. Değişik olan bu kayıba verilen tepkiler ve sonrasında yaşananlardır.&lt;br /&gt;Kimi lanet eder içindeki hayvan sevgisine, kaybına bir daha dayanamayacağına karar verir ve asla bir hayvan ile temasa girmez. İçindeki sevgiyi yok sayıp hayatına anlamsızca devam eder.&lt;br /&gt;Kimi unutamaz çocuğu gibi baktığı varlığı, evine almaz gerçi ama sokaktaki evsizlerle ilgilenerek giderir içindeki hayvan sevgisi açlığını...&lt;br /&gt;Kimileride bile bile lades yaptığının farkında, olacakları bekler usulca. Günü geldiğinde vedalaşması gerektiğinin bilincinde, boş bir umutla o günün hiç gelmemesini diler. O gün geldiğinde vedalaşır hayat arkadaşıyla göz yaşları ve üzüntüyle. Aradan belli bir zaman geçince yeni fert katılır aile hayatına. Buna belki bir arkadaşın hediyesi, belki sokaktan gelen acı bir haykırış sebep olur ama hiç para söz konusu olmaz böyle hayatlarda. Yaşayıp giderler mutlu mesut, ta ki sonraki vedalaşma zamanı gelene kadar. Sonra yine sil baştan...&lt;br /&gt;Siz kimlerdensiniz peki ? Hangi yolu seçerdiniz ?&lt;br /&gt;İşin aslı ben bile bile ladesçilerdenim ama bir farkla...&lt;br /&gt;Ben işim gereği bazen ölümü getiren, son iğneyi yapan, son ana kadar gözlerine bakan ladesçilerdenim. &lt;br /&gt;Veteriner olmadan önce de kaybettiğim bütün hayvanların son anlarında yanlarında olmaya çalıştım. Veteriner olduktan sonrada işler biraz değişti. Başka insanların evlatlarının sorunları ve kayıpları yaşanırken orada olup her iki tarafa destek olmaya çalıştım. Böyle durumlarda söylenecek çok bir şey yok. Başınız sağolsun.&lt;br /&gt;Bazen yaslanırlar omzunuza ağlarlar usulca. Bazen diriltme gücünüz varmış gibi medet umarlar sizden. Ama yoktur bir farkınız onlardan! Belki daha dün, siz uyutmak zorunda kaldınız ciğerinizin bir parçasını...&lt;br /&gt;Söylemezsiniz, bilmezler, hayatlarınız orada küçük bir sevgi için bir an kesişmiştir sadece, geçip gidersiniz sonra. İzi kalır arkasında...&lt;br /&gt;Sizi siz yapan şeydir verdiğiniz kararlar, yaşadığınız olaylar...&lt;br /&gt;Ben hep bile bile lades dedim ve diyeceğim ömrüm boyunca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-8426293563773708380?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/8426293563773708380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/bile-bile-lades.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/8426293563773708380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/8426293563773708380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/bile-bile-lades.html' title='Bile Bile Lades'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SeWnPJAn5xI/AAAAAAAAACo/tXLzp1f3au8/s72-c/cats%26dogs+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-4489908559978611394</id><published>2009-04-08T07:07:00.000-07:00</published><updated>2009-04-09T06:29:21.829-07:00</updated><title type='text'>İş-Aş</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sd2ZN3rxFHI/AAAAAAAAACg/axuh8ZtBS5M/s1600-h/office+life.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sd2ZN3rxFHI/AAAAAAAAACg/axuh8ZtBS5M/s320/office+life.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322578798186665074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir insan günde kaç saatini işe konsantre olarak geçirebilir? Sabah 9 akşam 6 çalışan biri mesela, öğlen yemeğininde 1 saat olduğunu göz önüne alırsak geriye 8 saat kalıyor. Peki bu sekiz saatin ne kadarı verimli bir şekilde iş için kullanılıyor, ne kadarı aklı beş karış havada hayaller kurarak yada msnde konuşarak geçiyor ? Ben size söyleyeyim en fazla 5 saat :) Kalan zamanı istesede istemesede ıvır ve zıvır ile harcıyor insanoğlu. &lt;br /&gt;Kah ofis arkadaşları ile sohbet ederek, kah çay-kahve odasına giderek, kah gazete okuyarak...&lt;br /&gt;Son dönemde büyük firmaların çalışanlarını kontrolünü artırmak için çıkartılan bazı makinalı kartlar var. Efendim çalışanın tuvalete kaç kere gittiğini ve ne kadar kaldığını sınırlayabiliyormuşsunuzda, sigara molalarına engel olabiliyormuşsunuzda vs vs. Buna kısaca insan haklarının ihlali diyorum ben :) Ayrıca Türk aklının hep bir hin çözüm bulduğunu görmüşümdür :)&lt;br /&gt;Çoğu büyük şirket çalışanlarının belirli internet sitelerine girmelerine izin vermiyor. Vermiyorda ne oluyor !? Genede giriyorlar, özelliklede cep telefonlarından :) Böyleliklede şirkete daha fazla masraf çıkartıyorlar :)şirket çalışanının evrak incelediğini sanıyor !&lt;br /&gt;Verimli çalışmanın kısıtlamalardan değilde insanın pozitif motivasyonundan kaynaklandığını nerdeyse bütün bilim adamları söylüyor ama nafile ! Şirketler yine aynı kafadan vazgeçmiyorlar.&lt;br /&gt;Artık Avrupa'da ve Amerika'da uygulanan sistem bizde daha çok yeni. Evden çalışma yani home office (home ofis). Aslında bu çalışma şeklini yararları olduğu kadar zararlarıda var ancak, çok genel bakıda ülke ekonmisine ve insan hayatına olumlu getirileri olduğunu düşünüyorum. Çünkü bende bazen evden çalışıyorum :)&lt;br /&gt;Nereden başlamalı ? Trafiğe girmediğiniz için sabah sabah sinirleriniz bozulmuyor ve yorulmuyorsunuz ama girmediğiniz içinde sabahları geç kalkmaya ve biraz tembel olmaya başlıyorsunuz. Ofiste karşılaşmaktan hoşlanmadığınız insanları evinizde dolaşırken görmüyorsunuz ama iki çift laf edelim-gülelim dediğinizde etrafta sizden başkası olmuyor. Ev yemeği yiyelim öğlenleri, ekonomi yapalım diyorsunuz ama ofis etrafında yemekten sonra yaptığınız kısa yürüşlerin canına ot tıkıyorsunuz. Daha önceden aldığınız koşu bandı zaten evin en ücra köşesine tıkılmıştı ama ofise giderken en azından biraz efor sarf ediyordunuz ve giderek şişkolaştığınızı far ediyorsunuz...&lt;br /&gt;Bu böyle devam eder gider. Nereden nereye ?&lt;br /&gt;Neyse; verimli çalışma zamanları hepimize...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-4489908559978611394?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/4489908559978611394/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/is-as.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/4489908559978611394'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/4489908559978611394'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/is-as.html' title='İş-Aş'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sd2ZN3rxFHI/AAAAAAAAACg/axuh8ZtBS5M/s72-c/office+life.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-4601437584102461640</id><published>2009-04-08T01:23:00.000-07:00</published><updated>2009-04-08T03:58:21.505-07:00</updated><title type='text'>Dava</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdyDRFjzwjI/AAAAAAAAACY/4H_Pt45Gmk4/s1600-h/complicate1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 294px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdyDRFjzwjI/AAAAAAAAACY/4H_Pt45Gmk4/s320/complicate1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322273189218468402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İstemem senin istediğini senden fazla&lt;br /&gt;Olamam senden sen daha fazla&lt;br /&gt;Bir yerlerde olamam bundan fazla&lt;br /&gt;Sevemem sevdiğimi bu günden fazla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-4601437584102461640?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/4601437584102461640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/dava.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/4601437584102461640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/4601437584102461640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/dava.html' title='Dava'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdyDRFjzwjI/AAAAAAAAACY/4H_Pt45Gmk4/s72-c/complicate1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-6292659634509368214</id><published>2009-04-08T01:09:00.000-07:00</published><updated>2009-04-08T01:15:52.225-07:00</updated><title type='text'>Bakmıyorum</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdxdE5RfTPI/AAAAAAAAACQ/XDjwg3uug5M/s1600-h/Presence1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 137px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdxdE5RfTPI/AAAAAAAAACQ/XDjwg3uug5M/s320/Presence1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322231198320119026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Artık bakmıyorum zamanın akışına,&lt;br /&gt;Silinen resimlere yada uzaklaşan insanlara,&lt;br /&gt;Hayatı olurunda yaşamak demek galiba,&lt;br /&gt;Huzuruda yoluna bıraktığında...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-6292659634509368214?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/6292659634509368214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/artk-bakmyorum-zamann-aksna-silinen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/6292659634509368214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/6292659634509368214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/artk-bakmyorum-zamann-aksna-silinen.html' title='Bakmıyorum'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdxdE5RfTPI/AAAAAAAAACQ/XDjwg3uug5M/s72-c/Presence1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-7051306167657683859</id><published>2009-04-07T07:51:00.000-07:00</published><updated>2009-04-07T07:56:13.006-07:00</updated><title type='text'>bulut</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtpcVoVzgI/AAAAAAAAACI/Mi_rKW7PKi8/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtpcVoVzgI/AAAAAAAAACI/Mi_rKW7PKi8/s320/untitled.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321963320231972354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;yine yağmur, yine karanlık&lt;br /&gt;gece olmadan günümü karartan bulutlar&lt;br /&gt;bir rüzgar çıkar belki birazdan&lt;br /&gt;günbatımını izlerim uzaktan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-7051306167657683859?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/7051306167657683859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/bulut.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/7051306167657683859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/7051306167657683859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/bulut.html' title='bulut'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtpcVoVzgI/AAAAAAAAACI/Mi_rKW7PKi8/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-5316585100226335994</id><published>2009-04-07T06:18:00.000-07:00</published><updated>2009-04-07T07:03:37.520-07:00</updated><title type='text'>Teknoloji</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtcsIJI3-I/AAAAAAAAABQ/w1RdzdzJsr8/s1600-h/roboterhand3_dlr_552_300.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtcsIJI3-I/AAAAAAAAABQ/w1RdzdzJsr8/s320/roboterhand3_dlr_552_300.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321949297838186466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Teknoloji hayatımıza girmeden önce neler yapıyorduk hatırlayan var mı?&lt;br /&gt;80'lerde çocuk olmak grubu gibi bir sürü şey yazmak mümkün buraya ama önemli olan bunu her gün hatırlamak sanırım. Gereksiz tüketimden ve bu tüketimin etrafımızdakileri nasıl etkileyebileceğini hatırda tutarak kaçınmak.&lt;br /&gt;Bu sabah otobüste kızın biri mesela, öyle yükses ses ile müzik dinliyordu ki, önünde oturan kadın ''kapat şu lanet sesi'' diye çıkıştı sonunda. Ne yalan söyleyeyim bende kitabımı okumakta zorlanıyordum, iyi oldu. Her yerde ve herkeste bir mp3 çalar var. Yaş sınırı yok, ekonomik gelir farkı yok, herkesin kulağı dolu. Etrafımızda olup bitenleri fark etmiyoruz, ezilme tehlikesi atlatanlar cabası ! Okuma hızımız azalırken, müzik dinleme seviyemiz artıyor maşallah !&lt;br /&gt;Cep telefonlarına ne demeli? Eskiden gerekmedikçe kimse ile görüşmezken, (ben dahil) herkes bol keseden konuşuyor artık. Sanki bedava ! Değil ama ucuz dediğinizi duyar gibiyim. Önemli olan ucuzluğu yada pahallılığı değilki!! Çevresel hayata nasıl etki etiği. Otobüste, hastanede, sınavda vs. olmazsa olmaz. Yahu bu aletler icat edilmeden önce ne yapıyordunuz ? Randevulara geç gitmek artık moda, cepten arayıp gecikeceğini haber verebiliyorsun ya ! Her sene yenisini almakta marifet sayılıyor. O telefon için kaç doğal yaşam sönüyor haberin var mı? &lt;br /&gt;Yakında makine parçalarını vücudumuzda taşıyacağız. O zamanda herhalde garip isteklerin sonu  gelmeyecek. ''Abi ne olur  şu kolumdaki telefonun bir yeni modelini takıver, bu eskidi arık'' yada ''sol kulağımın arkasındaki mp67'nin yeni sürümü gelmedi mi daha?, bu çok ağarlık yapıyor'' gibi...&lt;br /&gt;Teknolojik gelişmeleri takip etmek tabiki güzel. Gelişmiş toplumlar haline gelmek ''teknoloji ve insan'' ile olabilecek bir şey. Unutulmaması gerek öge bunu kullanırken duyarlı olmak, insan olduğunu hatırlamak.&lt;br /&gt;Teknolojiyi yaratırken insanlığımızı kaybetmemek dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-5316585100226335994?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/5316585100226335994/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/teknoloji-hayatmza-girmeden-once-neler.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5316585100226335994'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/5316585100226335994'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/teknoloji-hayatmza-girmeden-once-neler.html' title='Teknoloji'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtcsIJI3-I/AAAAAAAAABQ/w1RdzdzJsr8/s72-c/roboterhand3_dlr_552_300.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-3757813895921163611</id><published>2009-04-06T07:33:00.000-07:00</published><updated>2009-04-06T23:53:27.361-07:00</updated><title type='text'>Ayna ayna</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sdr4V2nIaOI/AAAAAAAAAA4/1IY-ouzgVxA/s1600-h/Blackman-TheMirrorReflection-61.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 238px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sdr4V2nIaOI/AAAAAAAAAA4/1IY-ouzgVxA/s320/Blackman-TheMirrorReflection-61.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321838964012247266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ayna ayna söyle bana var mı benden güzeli bu dünyada ?&lt;br /&gt;Aynalarda gördüğümüz dünyanın sadece bizim gözlerimizden olduğunu ne zaman fark ediyoruz ? Bebeklikten başlayan bir iç algı sayesinde önce herşeyi kendimiz olarak algılarken, daha sonraları annemizi-babamızı kendimizden ayırt ediyoruz. Yıllar ilerleyip büyüyüp, ergenlik çağına geldiğimizde aynalarda gördüğümüz görüntünün esiri oluyoruz yavaş yavaş. Bizi beğenmeyenlerin nedenlerini anlamıyor, onlara içerliyoruz hatta. &lt;br /&gt;Kişi ne zamanki aynada başkalarını görmeyi unutup, hayatını aynalarsız yaşamaya başlarsa, çevreden aldıklarını yansıtmayı bırakıp sadece içinden geleni dışa vurursa o zaman kendisi oluyor. Beğendiği, saygı duyduğu, sevdiği, (narsistik derecelerde belkide) aşık olduğu kişi oluyor.&lt;br /&gt;İşte dünyanın değiştiği an o an !&lt;br /&gt;Çevrenimizi kendi duygularımızın alıcısı haline getirmek, dışardan gelen herhangi bir duyguyu algılamadan geri göndermek...&lt;br /&gt;Artık aynalara baktığında sadece yüzünü değil, içini, ruhunu, varlığını, duygularını görebilmek...&lt;br /&gt;Sadece kendin istediğin için bir şeyler yapabilmek ve hayatı öyle yaşayabilmek. Tabiki sosyal yaşamın getirdiği sorumlulukları göz ardı etmeden.. &lt;br /&gt;Bunu başarabilenlerin mutluluğu yakaladığına ve etraflarını mutlu ettiklerine inanmışımdır hep. Şanslıyım; bende bu insanlardan biri olduğu düşünüyorum ve böyle olduğunu bildiğim birini seviyorum...&lt;br /&gt;Hayata kendi aynalarından bakanlara...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-3757813895921163611?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/3757813895921163611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/ayna-ayna.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3757813895921163611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3757813895921163611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/ayna-ayna.html' title='Ayna ayna'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/Sdr4V2nIaOI/AAAAAAAAAA4/1IY-ouzgVxA/s72-c/Blackman-TheMirrorReflection-61.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1942075229734343615.post-3543908679181264621</id><published>2009-04-02T10:39:00.000-07:00</published><updated>2009-04-02T11:49:01.868-07:00</updated><title type='text'>YAZ   !</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdUE2ANRrtI/AAAAAAAAAAw/8jnv1ewTEf0/s1600-h/resim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5320163860623240914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 216px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdUE2ANRrtI/AAAAAAAAAAw/8jnv1ewTEf0/s320/resim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaz ! Ne demekse ! Nası yaz , ne zaman yaz ? Muhammed'e gelen emir kolaydı tabi ! Oku ! Okumak kolay, önüne konan şeyi gözlerinle takip ederken, beynine giden sinyalleri dönüştürerek okuduğunu anlıyorsun. Peki ya yazmak ? Yazmak demek aklındakini yazıya, kağıda yada başka bir şeye, başkalarının okuyacağı şekilde aktarmak demek. İnsanoğlunun milyonlarca yıl evrimi sonucunda ortaya çıkan yazı sayesinde; fikirlerimizi, hislerimizi, halimizi ortaya koyuyoruz. Önceleri basit resimler ve şekillerle başlayan bu iletişim şekli daha sonraları giderek gelişerek hiyeroglif yazılar ve sonrasında bu gün kullandğımız alfabetik yapıya kadar geldi. Ancak yazılı ifadeyi kullanma istememizin nedeni hiç değişmedi. İfade etme ve anlaşılma isteği, belkide takdir. Nedeni ne olursa olsun yapılanları kayıt altına alıp, bir yandan gelecek nesillere aktarırken, o anda etrafımızda olanların kutlamalarını kabul etmek. Cennet bu olsa gerek. Her neyse sonunda 21.yy'a yani günümüze gelirsek; yazı en önemli iletişim aracı olamaktan giderek uzaklaşıyor. Kısaltmalar ve mesajlaşmaların kısa tutulması sayesinde kullanmakta olduğumuz güzel diller genç nesil tarafından birer birer yok ediliyor. Ama benim anlatmak istediğim bu değildi. :(&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nereden nereye ! Konumuza dönersek; Yazmak demek : düşüncelerinizin nerdeyse ışık hızıdaki hızına, ellerinizin erişmesini beklemek gibi ahmakça bir isteği dile getirmekten başka bir şey değil. Yazarken aklınızdan geçen düşüncelerin hızına elleriniz yetişebilseydi neler olmazdı ki ! Ama olmuyor malesef ! Ben denedim oradan biliyorum :)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazmak bir haz meselesi, hafiflemek, rahatlamak ve orgazmik doruklara ulaşmak... Aklındakini ortaya koyup; sonra dönüp gene ona bakmak, belkide başka bir açıdan; belkide başkalarının açısından. Yazarken ellerin aklı takip etmesi mümkün olmadığı için aklın hızını yavaşlatmasını ve sakin olmasını, zamanını beklemesi; gerektiğinde durarak ellere gereken zamanı tanıması gerekiyor. Yoksa insan aklındakini doğru şekillerde ifade edemiyor. Tıpkı benim aklımdakileri şu an yeterince iyi ifade edemediğimi düşündüğüm gibi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kalemi kağıdı tercih etmemden sebep belkide klavyelere alışmadığımdan. Kalemin elimde uyandırdığı hakimiyet duygusu olmadan yazmaya çalışmak; hemde bir düzyazı; bende ellerimi tutmadan bisiklete binmeye çalıştığım günleri anımsatıyor. Kontrol edemeyebileceğim bir hatta yol almaya çalışmak gibi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şiir öte yandan, yazması göreceli olarak hem daha kolay hem daha zor bir yazı türü. Duyguları ifade etmeye yönelik olduğundan genellikle daha fazla çalışma istemekle beraber, yazılması duygu yoğunluğu yaşadığınız günlerde saniyede 10 şiir hızına çıkabilen. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bahar yağmurları yağdı içime, &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ürpedim birden,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gidiyorsun gibi bir his kapladı içimi,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Döndüm baktım ki ne göreyim,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yanımda yatıyorsun....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu ve bunun gibi daha düzinelercesi.... Yaz yaz bitmez ama bu gece için bu kadar yeter...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PÇK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1942075229734343615-3543908679181264621?l=pelincelikbilek.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/feeds/3543908679181264621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3543908679181264621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1942075229734343615/posts/default/3543908679181264621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://pelincelikbilek.blogspot.com/2009/04/yaz.html' title='YAZ   !'/><author><name>PÇK</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13129479366965983199</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='33' height='11' src='http://4.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdtkOw6z6EI/AAAAAAAAABo/lxRgr_pUl_M/S220/cateyes.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_2O9Dh3nCaxk/SdUE2ANRrtI/AAAAAAAAAAw/8jnv1ewTEf0/s72-c/resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
